"Sihirli" kalp ameliyatında kalp çalışmaya devam ediyor

Tarih : 06 Aralık 2017, Çarşamba 11:11 Son Güncelleme : 06 Aralık 2017, Çarşamba 11:11
"Sihirli" kalp ameliyatında kalp çalışmaya devam ediyor

Atan kalpte, kalbin tepesinden girerek yapılan ve "sihir" olarak tanımlanan kalp kapak tamir yöntemi, son 10 yılın kalp cerrahisinin en önemli buluşu olarak görülüyor - Avrupa'da 8 cerrah, Türkiye'de ise Prof. Dr. Cengiz Köksal tarafından uygulanan 1,5 saatlik operasyonla ameliyatın hayati riskleri yüzde 3-4'lerden yüzde 1'e kadar iniyor

Kaynak : Medya Alemi Editör : Medya Alemi

Kalp çalışırken yapılan ve "sihir" olarak tanımlanan mitral kalp kapak tamir yöntemi, son 10 yılın kalp cerrahisinin en önemli buluşu olarak görülürken, sadece 1,5 saat süren operasyon, ameliyatın hayati risklerini yüzde 3-4'lerden yüzde 1'e kadar indiriyor.



Yöntemi Avrupa'da uygulayan ve bu konuda hekimlere eğitim veren 8 kişiden biri olan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Köksal, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.



Mitral kapakta çökmesi olan hastaların kalp kapağının Türkiye'de yeteri kadar tamir edilmediğini dile getiren Köksal, mitral kapak yetmezliğinde kapak tamiri oranının Avrupa'da yüzde 80-90'larda, Türkiye'de ise yüzde 10-20'lerde bulunduğunu kaydetti.



Köksal, mitral kapak tamirinin hasta yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:



"Kapak tamiri olan hastaların kan sulandırıcı kullanması gerekmiyor, sosyal yaşamları olumsuz etkilenmiyor. Kan sulandırıcı kullanması gerekmediği için besin kısıtlamaları yok, doktora düzenli aralıklarla gitmeleri gerekmiyor. Hastanın vücuduna yabancı bir madde takılmadığı ve hastanın kendi dokusu kullanıldığı için mikrop kapmıyor, dokunun uyumsuzluk derdi yok. Dolayısıyla mitral kapak tamiri mümkünse mitral yetmezliği olan hastalarda mutlaka tercih edilmesi gereken yöntem olmalı. Mitral kapak tamiri değerli bir işlem. Bunu hastaya özel elbise dikmek gibi tanımlayabiliriz. Cerrah için zor ancak hasta için çok değerli bir işlem. Kişinin ölçülerini alıyor ve ona göre elbise dikiyoruz. Kalp kapak değişimi ise mağazadan hazır takım elbise almak gibi, hasta için çok iyi bir işlem değil. Hastaya özel elbise dikmek yani kapak tamiri, hastanın hayatını çok konforlu kılan bir işlem."



Mitral kapak tamirinin, koroner baypas adayı ve beraberinde mitral kapak yetmezliği olan hastalara da sıklıkla yapıldığına dikkati çeken Köksal, "Mitral kapağında çökme olan hastaların yüzde 90'ına tamir uygulanabilir bir yöntem, hatta yüzde 95'ine. Mitral kapak yetmezliği, mitral kapakta çökme, nüfusun yüzde 3-4'ünde var. Ancak bu yüzde 3-4'ün hepsi ameliyata gitmiyor, bunların yüzde 1-2'si ilerleyen yaşlarda ameliyata aday oluyor. Bu hastalarda da ideal olan mitral kapağını tamir edebilmek. Mitral kapağı çökme olan hastalarda uygulanma oranı yüzde 95 iken romatizmal mitral kapak hastalarında yüzde 50, koroner baypas adayı hastalarda da yüzde 30-40'lara kadar inebiliyor." diye konuştu.





- "Kalbi ve akciğerleri durdurup suni dolaşım sistemine bağlamıyor olmak en önemlisi"



Prof. Dr. Cengiz Köksal, atan kalpte, kalbin tepesinden girerek yapılan kapak tamiri yöntemini, "son 10 yılın kalp cerrahisinin en önemli buluşu" diye tanımlayarak, şunları anlattı:



"Ben buna sihir diyorum, gerçekten sihir gibi. Normal bir kapak tamiri yapmak için robotla veya torakoskopi ile önden, koltuk altından giriyor, kalbi ve akciğerleri durduruyor, vücudu bir suni dolaşım sistemi makinesine bağlıyoruz. Kapağı tamir ediyoruz, sonra kalp tekrar çalışıyor. Bu, açık ameliyat. Kapalı ameliyatta, yani atan kalpte mitral kapak tamirine imkan sağlayan neochord sisteminde ise sol meme altından 3 santimetrelik bir kesi yapıyoruz, kalbi ve akciğerleri durdurmuyoruz. Kalp çalışırken, hekim kopmuş veya uzamış ipliği yerine koyuyor. İşlem 1,5 saatte bitiyor ve EKO'da tamirin başarılı olduğunu bizzat kendimiz görüyoruz. Uygun hastalarda çok başarılı bir yöntem. Kalbi ve akciğerleri durdurup suni dolaşım sistemine bağlamıyor olmak en önemlisi. Hastanın ölüm riskini, sorun yaşama riskini azaltan faktör. Hasta 1 gün yoğun bakımda, 2 gün serviste kalıyor ve taburcu ediliyor. Yöntem ayrıca ameliyatın hayati risklerini yüzde 3-4'lere yüzde 1'e kadar indiriyor."



Mitral kapağında çökme olan hastaların yüzde 70'ine yöntemin uygulanabileceğinin altını çizen Köksal, romatizmaya bağlı kapak problemlerinde ve koroner arter hastalığına bağlı kapak yetmezliğinde çoğunlukla yöntemin kullanılamadığını söyledi.



Köksal, yöntemi Avrupa'da uygulama ve hekimleri eğitme konusunda uzman 8 kişiden biri, Türkiye'de ise tek kişi olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin her yerinden mitral kapak tamirini konusunda ehil 30 cerraha eğitim verdiklerini ve eğitimlerin süreceğini belirtti.





- "1-2 yılda yaygınlaşacağını düşünüyorum"



Cerrahların 10 vakadan sonra bu özel tamir yöntemi ile kendi başlarına ameliyat yapabilir aşamaya geldiğini, ilk 10 vakanın eğitmenle yapıldığını kaydeden Köksal, "Her konuda uzman cerrah arkadaşların eğitimine katkıda bulunarak mitral kapak tamiri ameliyatlarının 1-2 yılda yaygınlaşacağını düşünüyorum." dedi.



Köksal, 27 hastayı bu yöntemle ameliyat ettiğini ve sonuçların çok olumlu olduğunu vurgulayarak, "Hastalar ameliyatı çok olumlu karşılıyor çünkü açık kalp ameliyatı olmuyorlar. Küçücük bir kesiden kalp ve akciğer durdurulmadan yapılan bu operasyonla, hastaların iyileşmesi çok hızlı ve yoğun bakım süresi kısa. Ayrıca bu yeni tamir yöntemi, ileri yaş ve başka hastalıkları dolayısıyla açık kalp ameliyatı olamayan hastalar için de çok iyi bir tedavi seçeneği. Bu tamir yöntemi ile cerrah konforu da hasta konforu da üst seviyede. Kalbi durdurmuyoruz başka ne isteriz? Cerrah için de hasta için de en önemli avantaj bu, kalbi durdurmadan, gerçekten görerek bu işi yapmak." diye konuştu.